|
CORTINA
DOLOMİTLER'DE BİR VİA FERRATA ETKİNLİĞİ DAHA...
|
Gezinin benim açımdan pek çok ilginç özelliklerinden birisi de 30 Nisan 1979'da Erciyes buzula birlikte gittiğim iki arkadaşım, Ayhan ve Zafer ile yeniden bir araya gelmemiz oldu. Zafer ile 1992-96 döneminde bir süre yoğun olarak birlikte tırmanmıştık ama Ayhan'ı 1980'den beri görmemiştim. Bu arada geçen sene Sarven ile iki başımıza yaptığımız geziyi aynen tekrarlamaya karar vermiştik (tıklayın>>). Aynı kampa çadır kurup, aynı rotalarla işe başladık ama beş gün hiç durmadan tırmandık. Son iki gün ise sportif ve turistik takıldık. resimlerin üzerine tıklayınca büyüyorlar |
18
Temmuz sabahı 03:00'te evlerimizden çıkıp, 15:00'da Cortina'ya kampı atmayı
başarmıştık. Aramızda daha önce hiç Via Ferrata'ya girmemiş arkadaşlar olduğu
için hemen yakındaki, en kolay rotalardan biri olan Giovanni Barbara'ya
gidip malzememizi deneme fırsatını bulduk |
![]() 19 Temmuz sabahı kampın karşısında yükselen Michielli Strobel rotasına girdik. (Foto: Sarven) |
![]() Strobel rotası 1. Dünya Savaşı'nda İtalyan ordusunun kullandığı orijinal rotalardan birisi. Kayası çok sağlam ve de tırmanması çok zevkli. acaba sekiz kişi olmak sıkıntı yaratır mı diye düşünüyorduk, ama zaten rotada 100 kişi olduğumuz için kendi kalabalıklığımızın farkına varamadık. |
![]() Rotanın hem tırsınç hem de en zevkli yerlerinden birisinde Sarven ve Ayhan Cortina'nın önünde poz veriyorlar. (Rotayı gör >>>) |
![]() Üç eski dost 30 yıl, 2 ay ve de 20 gün sonra yeniden bir zirvede buluşmuş: Soldan sağa: Ayhan, Haldun, Zafer |
![]() 20 Haziran'da geçen sene yağmur yağıyor diye tırsıp giremediğimiz Ettore Bovero rotasına girip Col Rosa'ya tırmandık. Gezinin en sert tırmanışıydı ve de çok zevkliydi. |
![]() Geçen sene tırmanışlar sırasında fotoğraf makinesini çantasında saklayarak benim tek bir pozumun bile olmamasını sağlayan Sarven'e yıl boyu söylenmiştim. Bu sene iyi hazırlanmış... |
![]() ... ve de nefis resimlerimi çekti. Yandaki resim şimdiye kadar çekilen en iyi resimlerimden birisi. Çelik tele tutunarak çıktığımı da herkesler rahatça görebilir. |
![]() Sevinç, Mutlu ve İbrahim'in ekipte olmaları gezimizi Zirve Dağcılık etkinliği haline getirmişti. Özellikle her hafta sonunu dağda, kampta, kayada geçiren Sevinç'in tırmanış performansı görmeye değerdi. |
![]() 21 Eylül günü meteoroloji yağmur müjdesini vermişti. Biz de üç yorucu günden sonra dinlenebilecektik. Ama sabah pırıl pırıl bir havaya uyanınca hemen yola çıkıp De Luca / Innerkofler rotasına gittik. |
![]() Rota gene savaşta kullanılan tünellerin ve hatların birleşmesinden oluşuyordu. |
![]() |
![]() Rotanın önemli bir noktasında karşımıza çıkan bir ufaklık. Batıda bu işlerin nasıl bir kitle sporu olduğunu, bizde ise nasıl yanlış bir şekilde elitizme kaydığını gösteren bir tokat gibiydi. |
![]() Rota harika dağ manzaralarının arasından geçip gidiyordu. Yarısında ikiye bölündük ve rotanın iki ayrı kolunu takip edip arabayı park ettiğimiz dağ evinde buluştuk. |
![]() Nedense Alplerde kötü havadan çok çekindiğim için 22 Temmuz'da da sabah erken bir kalkış verip bölgenin teknik olarak değilse bile fiziki güç olarak en zorlu rotalarından birine gittik. Önce 3000 metreye kadar liftle çıkmak... |
![]() ...sonra da oradan altı saatte aşağıya inmek gerekiyordu. Rotanın ismi İvona Dibona. Olağan üstü manzaralı yerlerden geçiyor. |
![]() Yolun hemen başında Dolomitlerin en uzun asma köprüsünden geçtik. Ardından da olmadık dağ yamaçlarını aşmaya devam ettik. |
![]() |
![]() Tırmanıştan daha fazla, uçurumlu bir patikada, bitmek tükenmek bilmeyen bir inişti. |
|
![]() 5 günde 5 rotadan sonra Cortina'da gezmek... |
![]() ... ya da kampta nehre girmek daha cazip gelmeye başladı. Ama gene de İbrahim ile Mutlu kalan iki günü de deli gibi bisiklet basarak geçirdi. |