Toplam
17 km koşup 1300 metre irtifa kazandık. Koşu toplam 2 saat 40 dakikada
tamamlandı.
Şimdiye kadar sadece bir kez, o da 200 metre yükselen bir yolda koşmuştum.
O nedenle nasıl bir performans sergileyeceğim hakında hiçbir fikrim yoktu.
Yakın
dostlarımdan destek istedim. Sağ olsunlar eşim Şengül Aydıngün'den başka
Ahmet Bayram ve Murat Ercan da geldiler.
Şengül aracın şoförü olarak yardımcı oldu. Ahmet parkurun yarısından fazlasını
koştu, aralarda arabaya bindi.
Murat biraz koştu ama koşunun resmi fotoğrafçısı oldu. Bu sayfadaki bütün
resimleri çekti.
Araç yolundan koşmak pek çok kişiye ters gelen bir düşünce ama tırmanırken
normal dağ patikalarında tempo tutturmanın mümkün olmadığını düşünüyordum.
Araçların tırmanışına uygun asfalt yolda ise insan nefesini ayarlayabilirdi.
Öyle de oldu.
Kulağımda müzikle belli bir tempo tutturabildim.
Tabii ki deniz kenarında koşmak kadar rahat değildi ama gene de iyi gitti.
İşte
bir "su istasyonuna" yaklaşıyorum. Güzel "görevli" iki
seçenek birden sunuyor.
Kış vakti 50 metreden 1300 metreye koşmanın en büyük sorunlarından birisi
de çok farklı sıcaklık alanlarından geçecek olmak. Arabanın bagajında her
türlü koşullara göre yedek giysi ve ayakkabı vardı.
Aracın sürekli arkamdan gelmesini istemedim. Hem onlar için sıkıcı hem
de benim için dikkat dağıtıcı bir durum olacaktı. Bazen yarım saat görüşmediğimiz
oldu. Bizimkiler bir çay molası verirken arkadan mavi bir "hayal"
gibi geçiyorum
Bir başka su istasyonu - Ahmet bana içine magnezyum hapı atılmış su hazırlıyor.
Aşağılar yer yer çok sıcaktı. Yarıdan sonra ise bazen nefes kesen şiddette
rüzgarla karşılaştım.
Rüzgar altında çok zor ilerlediğim bir an.
Ahmet dördüncü kez araçtan inmiş ve son metreleri koşuyor.
Evet.
Sonunda Kartepe'deki Green Park oteline ulaştık. Şengül Ahmet ile ikimizi
kutluyor.