|
Yrd. Doç. Dr.
Aydıngün, Kocaeli Üniversitesi Anıtpark
Yerleşkesi Konferans Salonu'nda düzenlenen
konferansta, müze sözcüğünün eski Yunanca'da
'museion'dan geldiğini anlamının da ''ilham
perilerinin oturduğu yer'' olarak bilindiğini
söyledi. Her türlü doğa biliminden sosyal
bilime, hatta sokak kültürüne kadar uzanan
alanların müzeciliği kapsadığını ifade eden Yrd.
Doç. Dr.Aydıngün, dünyada müzecilik anlayışının
hızla geliştiğini vurguladı.
Yrd. Doç. Dr.
Aydıngün, Türkiye'deki müzeciliğin son 10 yılda
gerilediğini öne sürerek şöyle konuştu: ''1980 ve
1995 yılları arasında müzecilik en parlak
günlerini yaşamış, peş peşe alınan Avrupa'da
yılın müzesi ödülleri o dönemde Türk
müzeciliğinin gelecekte daha da parlak olacağını
düşündürmüştür. Ancak son yıllarda ülkemizin
içine düştüğü ekonomik krizler, en fazla kültür
dünyasını etkilemiştir.''
Genel bütçede Kültür ve
Turizm Bakanlığı'nın payının sürekli olarak
kısıtlandığını, bunun da müzeciliğin
gerilemesine neden olduğunu savunan Yrd. Doç.
Dr. Aydıngün, kadroların kısıtlanması yeni
yetişen gençlerin istihdam edilememesinin de
müzeciliği sıkıntıya
soktuğunu
söyledi.
Yrd. Doç. Dr.
Şengül Aydıngün, dünyada modern müzeciliğe bakış
açısının genişlediğini ve eskinin halka karşı
eserleri korumacı ve himayeci anlayışı yerine
birey ve toplumun olaya dahil edilmesinin
gerekliliği üzerinde durulduğunu kaydetti.
Batıda, bu konuda yapılan çalışmaların sonucunda
müzelerde her tür ziyaretçiye değer verme ile
düşündürerek ve eğlendirerek öğretme olanağının
yaratılmasının gerekliliği üzerinde daha fazla
çalışıldığını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Aydıngün,
şunları kaydetti:
''Son yıllarda özellikle
yürüme ve görme engelli bireyler dikkate
alınmaya başlanıyor. Yürüme engelliler için
yürüyüş alanları oluşturulmaya başlanmış, görme
engelliler için dokunabilinecek sanat eserleri
belirlenerek görme engellilerin sanata dokunarak
erişmeleri
sağlanmıştır. Diğer yeni
bir metod ise düşündürerek ve eğlendirerek
müzelere dikkatin çekilmesi ve sanatın
aktarılmasıdır. Bu yöntem eşya temelli öğretmeye
dayanır ve gücünü merak duygusundan alır.
İzleyicinin gördüğü nesneyi, kimin yaptığı,
nasıl yaptığı, nasıl
kullanıldığı, ne
kadar ağır olduğu, ne kadar eski olduğu ve
değerinin ne olduğu konusunda bilgilendirmeyi
amaçlar.'' (aa)
| Haber Girişi: 22/12/2005
06:36:41 |
|
|