| . . . Sengül
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. .ÇILGIN
İNEKLER SERGİSİ |
||
![]() |
LÜKSEMBURG'DA "ÇILGIN İNEKLER SERGİSİ"
Şengül G. AYDINGÜN Hele hele üzerinde doğulu sahibi ile uçan halıya binmiş olana ne demeliydi .Tam bir görsel ziyafet içindeydik. Yalnızca biz değil sokaklarda dolaşan herkes mutlu mutlu gülümsüyor. İneklerin yanına yaklaşıp inceliyor, Japon, İngiliz, Fransız turistler ineklerle bol bol fotoğraf çektiriyorlardı. Bir reklam kampanyasının parçaları ise neyin reklamıydı? onu anlamaya
çalışıyorduk. Sonrasında her ineğin yanında bir isim fark ettik. İneklerin
her biri değişik kişiler tarafından yapılmıştı. Sanatçıların bir kısmının
Lüksemburg'un dünya çapında sanatçıları olduğunu bir kısmınınsa okul öğretmenleri
ve öğrencileri tarafından yaratıldığını, turizm ofisindeki görevlilerden
aldığımız broşür sayesinde öğrendik. Bilgilerimiz artınca daha da ilgiyle
şehri değil, inekleri dolaşmaya başladık. Aaa, işte bir tane daha , bir
tane de orada derken, büyük bölümünün peşinden gittik. Tam yüz üç inek
Avrupa'nın en küçük devletlerinden biri olan Lüksemburg'un başkentinin
ana caddelerini, alışveriş merkezini, parkları, kaldırımları, meydanlarını
sanat için doldurmuştu. "Art on Cows" adı verilen bu sanat aslında ilk
kez uygulanmıyormuş. Bundan evvel 1998'de Zürih'te 1999'da Şikago ve Newyork'
da ve 2000'de Salzburg gibi şehirlerde de kent sokaklarına salınmış inekler...
Serginin amacıysa "inekçesine uysal bir güzelliği" halk ile paylaşmakmış.
Bir de sergi salonlarına gitmeden, sanatın halkın ayağına sunulması amaçlanmış.
Ayrıca, hiçbir şekilde dini, politik ve reklam amaçlı unsur taşımıyor
olmasına da dikkat edilmiş. Lüksemburg'un bulunduğu coğrafi konum nedeniyle çoğunlukla kapalı olan havanın sıkıcılığına karşı, ışığı ve rengi olan bu ineklerle kente bir canlılığın gelmesi ve ortak katılımla kentsel beraberlik ruhunun yakalanması da hedeflenmiş. 2001 yılı Nisan - Eylül ayları arasında sürecek olan "çılgın inekler sergisi" hedefine, başlar başlamaz ulaşmış, kent halkı heyecanla katılmış böyle bir projeye.Sergi sponsoru olan bazı mağazalar bile ürünlerini bu yönde tasarlamışlar. Örneğin bir kumaş mağazası kumaşlarının çoğunu inek desenli hazırlamış. İçerdeki satıcılar inek desenli yeleklerle, flarlarla sizi karşılıyor. Ayakkabı mağazaları da çift renkli ayakkabılar üretmişler. Mutfak eşyalarında, içki kaplarında, peçetelerde, örtülerde hep o sevimli güzel inek ile karşılaşıyorsunuz.Ciddi sayılabilecek mekanlar bankalar, oteller dahi ineklerle süslenmiş ve sergilenen eserlerin sanatçılarına sponsorluk yapmışlar. Yaşları- 13- 17 arası olan Lise öğrencileri de okullarında minik minik inekler yapıp üzerini çekirdek, mısır, nohut, tohum,düğme, kırık cam, ayna, metal parçaları gibi buldukları her türlü malzeme ile süslemişler. Heyecan içinde hazırlanan bu sanat olayında ailelerde yer almış. Anneler, bazı ineklere elbise dikmiş, ya da yün giysiler örülmüş. Sanatçılar ve öğretmenler ineklerin ana ham maddesi olan cam elyafı ve tutkal ile kalıplarını alıp gövdelerini meydana çıkarmışlar. Büyük Sanatçıların yapıtları sokak ve caddeleri süslerken, öğrencilerin yapıtları daha çok kent dükkanlarının iç vitrinlerini süslemiş. Minik ineklerin yanlarında eseri yapan öğrencinin bir fotoğrafı ve kimliği yazılmış.Serginin sonlarında halk tarafından yapılacak oylama ile derecelendirme olacak. Böylece, sergi hem sanatsal hem de eğlenceli bir etkinlik olarak halka mal edilecek. |
|