|
|
| |
| Anıtkabir
| ||
|
Rasattepe, topografik konumu sayesinde, kentin uç noktaları olan Dikmen’den Etlik’e kadar geniş bir alan içerisinde görülebiliyordu. Yer seçiminin kesinleşmesinin ardından, Anıtkabir’in projelendirilmesi için Başbakanlık müsteşarının başkanlığında yeni bir komisyon kuruldu ve 31 Ekim 1941’de uluslararası bir yarışma açıldı. İlke olarak, projelerin “Atatürk’ün adı ve kişiliği altında Türk ulusunu sembolize etmesi” isteniyordu. Bir yıllık sürenin sonunda yarışmaya 49 proje katıldı. Sonuçta, bilimsel kurul Alman Prof. Johannes Kruger, İtalyan Prof. Arnoldo Foschini ve Türk mimarlar Prof. Emin Onat ile Doç. Dr. Orhan Arda’ya ait üç projeyi seçti. Uygulama kararı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne aitti.T.C. Hükümeti tarafından, Prof. Dr. Emin Onat ve Doç. Dr. Orhan Arda ikilisinin projelerinin uygulanmasına karar verildi. Bu büyük yapının inşaasında en önemli malzeme olan travertenler, Ankara’nın Haymana, Mahköy ve Papazderesi, Çankırı’nın Eskipazar, Kayseri’nin Pınarbaşı yörelerinden; mermerler ise Afyon, Çanakkale, Bilecik, Adana ve Hatay’dan getirtildi.Yapı işleri belli bir aşamaya geldikten sonra Anıtkabir’de yapılacak heykel, kabartma, yazı ve kitabeler için yeni bir yarışma açıldı. Söz konusu eserlerde, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk devrimleri konu alınacaktı.Bütün bu çalışmalar 9 Kasım 1953 tarihinde bitirildi. Sevgili Atamız, tam on beş yıl sonra, 10 Kasım 1953 tarihinde Ankara Etnografya Müzesi’nden ebedî istirahatgâhına taşındı. Bu yüce insanın ziyaretçileri ona yakışır bu yapıya, ormanlık bir alanın içinden çiçeklerle bezeli bir yoldan geçerek girerler. 26 basamaklı geniş merdivenleri çıkarken Hürriyet ve İstiklal kulelerinin önündeki, Hüseyin Özkan tarafından yapılmış heykel grupları görünmeye başlar.Kuleler ve heykellerin bitiminde beliren 262 metre uzunluğundaki traverten döşeli, Aslanlı Yol ziyaretçileri Ata’nın yüce katına hazırlar. Anadolu’da kurulmuş en eski devlet olan Hitit heykel sanatı üslubundaki aslanlar, yolun her iki tarafında altışar çift olarak (24 tane) sıralanmıştır. Hüseyin Özkan tarafından hazırlanan aslanlar, sükûneti, kuvveti ve koruyuculuğu simgeler. Aslanli Yol’un sonunda 80x130 m’lik dikdörtgen meydan,
tören alanı olarak hazırlanmıştır. Bu alan 40 bin kişi kapasitelidir.
Tören alanındaki sağlı sollu merdivenlerle mozolenin bulunduğu Şeref
Holü’ne ulaşılır.Anıtkabir’in bütün olarak en önemli bölümü, mozolenin
bulunduğu 20 metrelik dev sütunlar (önde ve arkada 8, yanlarda 14’er
tane) üzerine kurulmuş olan anıtsal Şeref Holü kısmıdır. Buraya 42 basamaklı
44 metre enindeki merdivenlerle çıkılır. Merdivenlerin orta noktasında
Atamızın “Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözlerinin yer aldığı
Hitabet Kürsüsü bulunur. Merdivenlerin bitiminde Şeref Holü’ne ulaşılır.
Atatürk, Şeref Holü’nün altındaki bölümde, yeşil ve altın renkli mozaiklerle
kaplı sekizgen odada, doğrudan toprağa kazılmış bir mezarda yatmaktadır.
Burada, yurdun bütün illerinden getirtilen topraklar aynı tür kaplar
içerisinde mezarın etrafına yerleştirilmiştir. Resmi törenlerin yapıldığı Şeref Holü’nde sembolik bir mermer mezar yer almakta ve törenlerde bu mezar önünde saygı duruşunda bulunulmaktadır. Gümüşhane’den getirtilen otuziki ton ağırlığındaki kırmızı, siyah ve beyaz renkleri içeren yekpare mermerden yapılma Atatürk’ün sembolik lahtinin arkasındaki tüm cepheye devasa bir pencere açılmış, böylece dışarıdan vuran ışıkla ziyaretçinin dikkati ilk önce lahit etrafına toplanmıştır. Pencereden Ankara Kalesi görünmektedir. Lahit bölümünün basık tonozlu örtüsü altın yaldız mozaikle işlenmiş kilim motifli bezemeyi içerir.Şeref Holü’nün yan galerileri ve zemini, 15-16. yüzyıl halı ve kilimleri üzerine araştırma yapan Nezih Eldem’in tasarladığı motiflerden oluşan renkli mozaiklerle süslüdür. Mozole kolonatlarında ve kuleler arasında kalan tavanlarda, Tarık Levendoğlu tarafından yapılmış freskler bulunmaktadır. Şeref Holü’nün sol dış duvarında Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ile sağda, Onuncu Yıl Nutku’ndan alınan ve “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözleriyle biten konuşmasından alıntılar, Emin Barın tarafından hazırlanmıştır. 1981 yılında Atatürk’ün 100. doğum yıldönümü dolayısıyla, Ata’nın Türk Ordusuna Mesajı Şeref Holü’nün girişinin sağ tarafındaki duvara; İsmet İnönü’nün Atatürk’ün ölümünün ardından yaptığı taziye konuşmaları ise onun karşısına ilave edilmiştir. Mozolenin içinde bulunduğu * Yazı Şengül
Aydıngün
| ||
| ||