|
|
| |
| Osmanlı'da Şenlikler
| ||
|
Osmanlı’da şenlikler sırasında kadınlar serbestçe sokağa çıkabilir, halk kısa süreli de olsa Doğu’nun kapalı toplum yapısından kaynaklanan kültür düzeninin baskılarından kurtulur, geçici bir süre için dizginlerinden boşalır, büyük bir enerji tüketimi yaşardı. Toplumun psikolojisini dikkate alan devlet yönetimi, dinî bayramlar dışında da sık sık çeşitli olayları bahane ederek şenlikler hazırlatırdı.Dinî şenlikler, iki bayram, mevlid kandili, Hırka-i Şerif’in (Peygamberin hırkası) Ramazan ayında sergilenmesi ve Sürre alayının (her yıl hac zamanı Padişah tarafından Mekke’ye yollanan armağanları götüren askeri kıta) yola çıkışıdır. Devlet üst düzeyinin yaşadığı sevinçli olaylar, sultanın tahta çıkması, sultanın çocuklarının doğumu, sarayda evlenme, bir zaferin kutlanması, Valide Sultan’ın eski saraya alayla gidişi, şehzadelerin sünneti, şehzadelerin eğitime başlamaları gibi olaylar için de sivil şenlikler düzenlenirdi. Bazen ülkeye gelen yabancı elçiler onuruna da şenlikler organize edilir, imparatorluğun görkemi yabancı konuklara yansıtılırdı.Osmanlı’da şenliklere “donanma” adı verilmekteydi. Günlerce sürebilen donanmalar sırasında özellikle Başkent İstanbul’da, deniz üstünde pek çok gösteri hazırlanır, maketler boğazda yüzdürülür, kalelerin fethi temsilî olarak canlandırılır, havai fişekler atılır, bütün şehir ışıklandırılır, meşaleler, mumlar, kandiller kente renk katardı.
En önemli şenliklere neden olan sünnetler, kızlar ağasının şehzadenin sünnet çağına eriştiğini padişaha bildirmesiyle başlardı. Padişah, sünnet düğünün süresini ve ayrıntılarını konuşmak için Harem’e gider, bu arada Harem süslenir, cariyeler kanun çalarlardı. Padişah geceyi haremde geçirir; Haseki Sultan’la düğün hakkında görüşür; harem ağalarının görüşleri alınırdı. Haber, haremdekilere, Bab-ı Ali divanına, İstanbul’a ve tüm imparatorluğa duyurulur, ertesi gün haremde ilk hazırlıklar başlardı. Haseki Sultan, Şehzade ve harem kadınlarına armağanlar dağıtılır, o gece saray bahçesinde Çin usulü fener alayı düzenlenir; cariyeler gözalıcı giysilerle dans ederek, cüceler ve hokkabazlar da çeşitli numaralarla padişahı eğlendirirlerdi. Daha sonra halkın ve yabancı konukların katılacağı ve günlerce sürecek şölen ve şenliklere geçilirdi.Önce şenliğin yeri belirlenir, genellikle Topkapı Sarayı merkez alınarak, At Meydanı, İncili Köşk, Yalı Köşkü, Alay Köşkü, Aynalıkavak, Dolmabahçe ve Kağıthane önlerinde şenlik hazırlıklarına başlanırdı. Şenliğin yapılacağı yerde saray erkanı ve yabancı konuklar için pavyonlar hazırlanır, rengarenk çadırlar kurulur, kadınlar için tahtadan cumbalı bölmeler yapılırdı. Şenlik yerlerine atlı karıncalar, salıncaklar, dönme dolaplar, tahtırevanlar, dev kuklalar, ip cambazları, süslü arabalar getirilirdi.Yenilikler belirli bir düzen içerisinde, her türlü önlem inceden inceye düşünülerek ve iş bölümü yapılarak hazırlanırdı. Şenlik süresince tüm kentte dükkanlar süslenir, gece gündüz açık tutulur, her türlü oyun ve eğlencenin yanında içki içmek serbest bırakılırdı. Bu arada kolcular her yerde görev yapıp kargaşa, kavga, hırsızlık ve öldürmeleri önler, eğlenenlere karışmazlardı.Şenlikler sırasında verilen şölenlerle halka sürekli olarak yemek sunulurdu. At Meydanı’ndaki şölenlerde borular ve davullarla yemeğe başlanılacağı haberi verilir; acıkmış halk, tulumcular tarafından sıraya sokularak şölene başlanılırdı. Başlıca yemekler, pirinç pilavı, kızarmış koyun eti ve muhallebiydi. Sıcakta susayanlara şerbet dağıtılırdı. Padişah ve konukları için ayrı köşkler, çadırlar kurulurdu. Ayrıca yeniçeriler, denizciler, kadılar, mollalar gibi çeşitli kesimler için ayrı ayrı şölenler verilirdi. Bu şölenlere Müslüman, Rum, Ermeni ve Katolik okulları da davet edilirdi. Şenlikler,
padişahın şenlik yerine gelişiyle sabah başlar, öğleye kadar yüksek
devlet görevlilerini kabulüyle devam ederdi. Öğleyin verilen şölenin
ardından, cirit karşılaşması ve çeşitli meslek kuruluşlarının geçiş
alayı düzenlenirdi. Çiftçiler, değirmenciler, fırıncılar, kasaplar,
kebabçılar, bakkallar, şekerciler, manavlar, mumcular, berberler, mimarlar,
ayakkabıcılar, kavuk yapımcıları, kalem yapımcıları, ok ve yay yapımcıları,
kılıç yapımcıları, nalbantlar, kürkçüler, aynacılar, keçeciler, ipekçiler,
terziler, yorgancılar, altın işleyenler, at koşumu yapımcıları, Bit
Pazarı ve Mısır Çarşısı esnafı gibi sayısız küçük meslek kuruluşu ellerinde
ürünleriyle ya da şekerden yapılmış meyva ve bitkilerle süslenmiş dev
nahıl ve maketlerle geçer, geçiş sırasında meslekleriyle ilgili gösteriler
yaparlardı. Oldukça yoğun bir program hazırlandığından, günlerce süren
geçitler ve gösteriler, halkın ve yabancıların Sünnet
dışında, padişahın kızlarının evlenmeleri, tahta çıkışlar, cülus dağıtma
(tahta çıkan sultanın askerlerine para dağıtması), zafer kutlamaları
nedenleriyle hazırlanan şenlikler de, daha kısa süreli olmakla birlikte,
insanların durağan yaşantılarına hareket getirir, geniş kalabalıkların
eğlenmesine vesile olurdu.
| ||
|
| ||