H
a
l
d
u
n

k
u
m
d
a
n

k
a
l
e

 

 

Açıkçası Murat gene de yepyeni bir tasarımla gelmişti ve içinde çift piramit barındıran ilginç yapı ortaya koydu.

Ben bu sefer bir dizi orta ve ufak boyutlu kubbe yaptım.

10 Ekim 2006, Yer: Şile

Murat Ercan ile artık gelenekselleştirmeye başladığımız Şile'de kumdan kale yapma oyunumuza yılın ikinci etkinliği olarak Ekim ayında tekrar gittik.

Ancak geçmiş seferlerin aksine bu kez hem katılım çok azdı, hem de Şile'ye kadar gelebilenler arasında ciddi

 

enerji ve istek sorunları yaşayanlar vardı.

Bu sözlerimden bağımsız olarak, resimde Kum sanatlarında her zaman minimalist yaklaşan Serhan Sernikli'yi en minimal üretim düzeyinde görüyorsunuz.

<< İki kişi olarak, oldukça soğuk bir havada küreklerle işe giriştik.

Aşağıdaki resimde görüleceği gibi Murat kulesini büyük bir itina ile yaptı.


Günün sonuna doğru 20 cm boyunda bir heykel yaptım. Yapı ve heykelin duruşu biraz Orta Asya'daki Cumhuriyetleri andırıyordu.
Çok güzel olmamakla birlikte ilk kez bir "katedral" tarzı bina yaptım. Yandaki yapının içi boş ve sol kenarından başlayarak, boş olarak inşa edildi. Daha büyük bir modelini yapmaya çalışacağım. Soldaki büyük resimde "kumdan katedralin" içi görünüyor.
Bu sefer inşaatı bitirince dostlarıma yalvardım; ne olur kendimiz yıkalım, kimseye bir şey bırakmayalım diye. Hem Serhan hem de Murat şiddetle itiraz ettiler ve Şile'ye bir şeyler yemeğe gittik. iki saat sonra döndüğümüzde ise yapılarımız bu hale gelmişti. Kimler mi yıkmıştı? Soldaki büyük resimlerin en altına bakın görün (Sırf yıkmakla kalsalar!)

Buradaki resimlere tıklarsanız 1024 pixel genişliğinde büyük boyları açılacak!
(Aslında ne işinize yarayacak bilmiyorum ama ben gene de yerleştirdim)

Aslında hava soğuk, moğuk ama deniz hala yazın sıcaklığını taşıyordu. Günü biraz ıslanarak kapamak çok keyifli oldu.

Nice yeni kumdan kale etkinliklerine diyelim...